Medya,  Medya ve Çocuk,  Tüm Yazılar

Çizgi Filmler ve Boş Defterler

“Bir çocuğun beyninin boş bir defter olduğunu düşünürüm. Hayatlarının ilk yıllarında bu defterin sayfalarına çok şey yazılır. Bu yazıların kalitesi onun yaşamını derinden etkileyecektir.”

Walt Disney

Küçük bir çocuğun anne babasından tablet ya da televizyondan yalvarırcasına istediği çizgi filmi açmasını istediğine şahit olmuşsunuzdur.  Anne ve babasının durumu kontrol etmeye çalışmasına da.  Günümüzde birçok anne ve baba çocuklarının izledikleri çizgi filmler konusunda dikkatli davranmaya çalışsa da mevcut çizgi filmlerin içeriklerini, verilen mesajları dikkatlice kontrol etmeleri her zaman pek mümkün olmuyor. Sadece anne ve babalar özelinde değil bir çocuğun kendi açtığı ya da ona açılan çizgi filmlerle birlikte Disney’in ifadesiyle ‘‘boş defterine’’ neler yazıldığı konusunda toplumca mesuliyetlerimiz var.

Çocukların küçük dünyalarına büyük renkli hayatlar sığdıran çizgi filmlerin, çocukları eğlendirmenin, hayal dünyalarını geliştirmelerinin de ötesinde bir takım kültürel ve toplumsal işlevleri olduğu aşikâr. Hatta bu işlevler “aile, okul ya da dini kurumlardan daha güçlü” konumda. Bir çocuğun inanç gelişiminde de izlediklerinin etkisi tahmin edildiğinden fazla. Zira çocukluk dönemi dini gelişimin en belirgin özelliklerinden biri çocuğun sorgulamadan kolayca inanmaya hazır olmasıdır.[1] Dolayısıyla çocukların izlediği filmlerin içerikleri, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konu olarak daima gündemimizde olmalıdır. Bu sebeple bu yazıda Türkiye’de yayınlanan yabancı yapımı bazı çizgi filmlerin içeriklerini inceleyeceğiz.

Bugün televizyonlarımızda ‘‘Trt Çocuk’’ gibi yapımlar milli ve yerli değerlerimizi dikkate alan çizgi filmler üretmeye çalışsa da 2019 yılı verilerine göre izlenme oranları en yüksek olan çocuk kanalları arasında Cartoon Network, Disney Channel, Minika Çocuk gibi çoğunlukla yabancı yapım çizgi filmler yayınlayan kanallar da var. Bu kanallarda yayınlanan çizgi filmlere baktığımızda Hristiyan batı kültürüne ait birçok unsurla karşılaşıyoruz. Örneğin Cartoon Nework’te yayınlanan ‘Craig’in Krallığı’ isimli çizgi filmde rastgele açtığım bölümde karşıma çıkan bölüm başlığı şuydu: ‘‘Craig Şükran Günü amcasının evine gider. Bernard çocuk masasına oturmaktan hoşlanmaz.’’ [2]  Yemek masasında kocaman bir hindi sonrasında ise yenen bir turta ile klasik bir Amerikalı ailenin Şükran Günü Türkiye’nin herhangi bir şehrinde herhangi bir çocuğun ‘‘boş defterine’’ kolayca işlenebiliyor.

Yabancı yapım çizgi filmlerde en çok işlenen konulardan biri de ‘‘Noel’’ teması olarak karşımıza çıkıyor. Noel Baba karakteri, Noel ağacı süslemek, Noel hediyeleri almak ve yeni yıl kutlamaları gibi Hristiyan kültürüne ait birçok öge ülkemizde izlenen çizgi filmlerde çok sık yer buluyor. Belki de ülkemizde yediden yetmişe herkesin tanıdığı Caillou’nun süslediği Noel ağacı evlerimizde Müslümanca yetiştirmeye çalıştığımız çocukların hayal dünyalarını da süsleyebiliyor.[3] Veyahut bizden kilometrelerce uzaktaki ‘‘Cadılar Bayramı’’nın nasıl yaşanması gerektiğini yine Caillou öğretebiliyor.[4]

Cartoon Network kanalında yayınlanan bir başka çizgi film olan Dorothy ve Oz Büyücüsü isimli çizgi filmin öne çıkan bir bölümünün şaşkınlık veren başlığı ise “Aşk Mıknatısı”. Konusu ise daha da şaşırtıcı: “Kontrolden çıkan sevgililer günü” [5].  Küçücük çocukların zihin dünyalarına “sevgililer günü”[6] uygulamasının bu kadar kolay işlenmesinin nelere yol açabileceğini tahmin etmek zor değil.

Yabancı yapım çizgi filmlerin oluşturduğu diğer bir problem ise farklı coğrafyaları ve Müslüman dünyasını yabancıların gözünden çocuklara aktarmak: Bu duruma örnek teşkil eden çizgi film olarak “Harika Kanatlar”ı ele alabiliriz. Dünyanın farklı ülkelerine kargo taşıyan robot-uçakların anlatıldığı bu çizgi filmin bir bölümünde Çocuklar Bayram’ında İstanbul’a geliniyor.[7] Filmde İstanbul’un çok güzel bir şehir olması vurgulanırken gösterilen Türkiye haritasının Suriye sınırlarını içine alması ve film sürecinde gösterilen tabelaların Arapça olması yeterince algı oluşturucu unsurlar. Aynı çizgi filmin başka bir bölümünde ise aynı uçaklar bu sefer Fas’a gidiyor hatta Müslüman bir ülkede  “Selamun Aleyküm!” diyerek selam vermenin gerekliliğinden dahi bahsediliyor. Ancak bölüm boyunca son derece teknolojik robotların, doğunun çöllerinde deve ile yolculuk yapan, bir nevi bedevi hayatı yaşayan Müslüman bir çocukla aralarında geçen olaylar konu oluyor. Kısaca yabancıların gözünden geri kalmış bir Müslüman Doğu portresi çiziliyor.[8]

Bu gibi örnekleri sayfalarca sıralayabiliriz. Yabancı yapımı çizgi filmlerdeki Noel kutlamalarına ya da cadılar bayramı temalarına kızmak anlamsız. Hatta küçükken bu tarz çizgi filmlerle büyüyüp batı kültürünü seven çocukların, büyüdüklerinde yabancı dizileri, yabancı müzik gruplarını, bir gün tamamen Amerika veya bir Avrupa ülkesine yerleşme hayallerini hayatlarının merkezine koymalarına kızmak kadar anlamsız. ‘‘Boş defterlerini’’ yabancılara doldurttuğumuz çocuklardan başka ne bekleyebiliriz ki…


[1] Edwin D. Starbuck, The psychology of religion, WalterScou Pub., NewYork, 1908, s. 189
[2] https://www.cartoonnetwork.com.tr/videolar/craigin-krall%C4%B1%C4%9F%C4%B1-craig-ve-%C3%A7ocuk-masas%C4%B1 ( Erişim tarihi:14.12.2020)
[3] https://www.youtube.com/watch?v=RelHsqBWCic
[4] https://www.youtube.com/watch?v=y-znNarP4iw 
[5] https://www.cartoonnetwork.com.tr/videolar/cartoonito-a%C5%9Fk-m%C4%B1knat%C4%B1s%C4%B1
[6]  “Aziz Valentin Günü” (St. Valentine’s Day)
[7] https://www.youtube.com/watch?v=lMxU6DRiwgE
[8] https://www.youtube.com/watch?v=pxCoobBKlwE

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir